kurt

Bozkurt: Yol Gösteren Ruh
Türklerin en eski hafızasında, rüzgârın uğultusuna karışan bir hikâye saklıdır, bu hikaye dağların ardında karla örtülü vadilerde başlar. Soyunu kaybetmiş, yaralı ve yorgun bir çocuk… Onu bulan, gözleri gökyüzü kadar derin, tüyleri ay ışığında gümüş gibi parlayan bir dişi bozkurt...
Efsanelere göre bu kurt, yalnızca bir hayvan değil; göklerin gönderdiği kutsal bir rehberdir. Çocuğu korur, dağların ötesine taşır, ona hem yaşamı hem de yolunu bulmayı öğretir. Zamanla bu çocuk, yeni bir halkın atası olur. Bozkurt ise halkının gönlünde, özgürlüğün ve yeniden doğuşun sembolü olarak kalır.
Bu heykel, sadece bir yaban hayatı figürü değil; ataların mirasını, yol gösteren bir ruhun hikâyesini ve insanın kendi özüne dönüşünü simgeler. Her bir tasarım, sahibinin zihninde canlanan kendi Bozkurt’unun siluetinden doğacak. Her eser, tek ve benzersiz bir ruh taşıyacak.
Bozkurt’un bakışlarında, dağların sessiz gücü ve göklerin sınırsızlığı saklıdır. Bu eser, sadece bir obje değil, binlerce yıllık bir efsanenin çağdaş yansımasıdır. Onu nereye koyarsanız koyun, hikâyesi hep sizinle yaşayacak.