
Zolushka: Yetim Kraliçe
2013 yılının ilkbaharında, Rusya'nın uzak doğusundaki Primorye bölgesinde orman bekçileri karla kaplı topraklarda yalnız dolaşan genç bir kaplan yavrusu buldu. Annesinin izine rastlanmadı. Henüz birkaç aylıktı. Açlıktan bitkin düşmüş, bacakları donmuştu. Ölmek üzereydi. Onu bulan görevliler, kaplana "Zolushka" yani "Külkedisi" adını verdiler çünkü bu dişi yavru, adeta bir masaldan çıkmış gibi, yok olmanın eşiğinden geri dönmüştü.
Zolushka, Rusya’da nesli tükenme tehlikesi altında olan Sibirya kaplanlarının yeniden doğaya kazandırılması amacıyla yürütülen bir programın ilk bireyi haline geldi. Bir yıl boyunca desteklenmesinin ardından Rusya'nın Bastak Doğa Rezervi'ne salındı. Bu bölge, 40 yılı aşkın süredir kaplan görmeyen bir ormandı. Onun gelişiyle doğa kendi dengesine bir tuğla daha ekledi. Zolushka bu ormanı sadece gezip geçmedi sahiplendi. Kısa sürede izlerini sıklaştırdı, bölgeyi işaretledi, avladı, iz bıraktı.
Bir yıl sonra, 2015 yılında Zolushka’nın ilk yavrularıyla ormanda dolaştığı görüntülendi. Bu, Rusya’nın yeniden yaban hayatına kazandırılan ilk kaplanının, kendi soyunu devam ettirdiği anlamına geliyordu. Bu sadece biyolojik bir başarı değildi; Zolushka, insan ve doğa arasında kurulabilecek hassas ama güçlü bir köprünün sembolüydü.
Zolushka'nın, 2017 ve 2020 yıllarında vahşi yaşama üç yavru daha miras bıraktığı biliniyor. Zolushka'nın bıraktığı mirastan yola çıkarak eserimizden sınırlı sayıda üretiyoruz.
Bugün o bölgede doğan kaplanlar Zolushka'nın hayat verdiği ormanlarda onun gölgesini yanlarında hissederek yaşamlarını sürdürüyor. Kendi gölgelerinde Zolushka'nın önderliğini görüyorlar. İşte bu gölgeyi temsil etmesi açısından eserimize Zolushka formunda bir parlak sac metal eklemesi yaptık. Bu detay Zolushka'nın doğada bıraktığı gölgenin en büyük temsilcilerinden biri olacak.